• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
GASTROÖSEFAGEAL REFLÜ HASTALIĞI (GÖRH) HAKKINDA BİLİNMEYENLER
Sayfalarımız
MODERN CERRAHİ UYGULAMALAR

DİKİŞSİZ MİKRO PENCERE YÖNTEMİ İLE TİROİD - GUATR CERRAHİSİ

LAPAROSKOPİK (KAPALI) VE HARMONİK  SAFRA  KESESİ MİDE BAĞIRSAK CERRAHİSİ

 

DİKİŞSSİZ LAPAROSKOPİK
KAPALI FITIK AMELİYATI

LAPAROSKOPİK KAPALI REFLÜ -MİDE FITIĞI CERRAHİSİ


BİLİYOR MUSUNUZ?

TİROİD BEZİ (GUATR) AMELİYATLARI ARTIK MİKROPENCERE

YÖNTEMİ İLE
DAHA ÇABUK,
DAHA KOLAY,
DAHA AZ RİSKLE, VE DAHA İYİ KOZMETİK SONUÇLAR İLE YAPILMAKTADİR.

Şişmanlık ameliyatları üzerine spekülasyonlar

Ülkemizin her noktasında, her gün  yüzlerce kalp anjiosu, kalp by pass ameliyatı, diz ve kalça protezi ameliyatı yapılıyor. Yani her ay binlerce, her yıl on binlerce hasta eder bu rakamlar. Acaba bu hastaların ne kadarı aşırı şişman hastadır sizce? Acaba bu hastaların kaç tanesi ameliyat esnasında ya da ameliyattan bir süre sonra ameliyata bağlı nedenlerden dolayı kaybedilirler yani ölürler? Belirtmeye çalıştığım bu rakamlar her hangi bir şekilde opere edilebilenler. Bir de ameliyat olmadıkları veya olamadıkları halde aşırı şişmanlığa bağlı kalp ve damar hastalıkları, akciğer ve solunum sistemi  hastalıkları nedeni ile kaybedilen hastalar var, onların sayılarını bilmiyorsunuz ama on binlerle ifade edilen sayıları söyleyebiliriz rahatlıkla.

Aşırı şişmanlığa sonucu oluşan hastalıklar nedeni ile ameliyat esnasında, ameliyat sonrasında, ameliyata bağlı nedenlerle ve hiç ameliyat olamadan kaybedilen hastaların sayısı bu kadar çok iken, siz hiç bunlardan birisinin medya ya da haber programlarında yer aldığına şahit oldunuz mu? Olmadınız değilmi, olamazsınız da. Çünkü bu hastaların tamamı vadeleri dolduğu için ecelleri ile ölmüşlerdir.

Peki aşırı şişmanlık tedavisi için  çeşitli yöntemlerle ameliyat edilen hastalardan kaç ölüm olmuştur ülkemizde. Yine ben söyleyeyim, son on yılda beş' geçmez. Ama eminim sizler de hafızalarınızı biraz zorlarsanız hepsini tek tek hatırlayabilirsiniz. Çünkü aşırı şimanlığın tedavisi için opere edilirken ya da operasyon sonrasında kaybedilen her bir hasta, yazılı ve görsel medyada çok detaylı yer almışlardır. Çünkü aşırı şişmanlık tedavisi için opere edilen hastaların tamamı doktor ve hastanenin hatası ya da ihmali(?) nedeni ile ölürler. Çünkü aşırı şişmanlık nedeni ile opere edilen hastaların tamamı, ameliyat öncesinde son derece sağlıklı kişilerdir(?) ve  hayatlarını tehdit eden hiç bir risk ya da riskler yoktur(?).

Hiç düşündünüz mü, aşırı şişmanlığa bağlı hastalıklar nedeni ile tedavi edilirken ya da tedavi edilemeden kaybedilen on binlerce hasta varken, ve bu hastaların hiç birisi yazılı ve görsel medyada yer almaz iken, aşırı şimanlığın tedavisi esnasında kaybedilen hastalar niçin yazılı ve görsel medya da ilgi odağı olmaktadırlar. 

Bu sorunun cevabını düşünürken sizlere yol gösterebilmek amacı ile başka bir rakam vermek istiyorum. ABD'de sadece 2009 yılında yaklaşık 140.000 aşırı şişman hasta çeşitli yöntemlerle opere edilmiş. Yine ABD Ulusal Sağlık Sigorta Birliği (bizdeki karşılığı SGK) aşırı şişmanlığı hastalık kabul ederek "bedeli sigorta tarafından ödenebilir tedaviler" listesine almıştır. Yani 2002 yılından bu yana ABD'de aşırı şişmanlık tedavisi için opere edilen hasta sayısı bir milyonu geçmiştir. Bu rakamın ülkemizde sadece yüzler ile ifade ediliyor olmasının sizce mantıklı bir açıklaması var mıdır?  

Doğruyu bulmanıza yardım olmak amacı ile size yardımcı olayım. Ameliyat ettiğimiz hastalardan 23 yaşındaki AÖ'yü ele alalım. Bu hastanın ameliyatı için SGK ve kendisi(özel hastanede ameliyat olduğu için) yaklaşık toplam üç bin TL harcamışlardır. Yani bu hasta için milli gelirimizden toplam üç bin lira harcanmış ve bu rakamın tamamına yakını yurt içi milli kaynaklarımızdan karşılanmıştır. Bu rakamı lütfen aklınızda tutun. Şimdi bu hastayı ameliyat etmeseydik ne olacaktı? Bir hesap etmeye çalışalım. Ortalama 50 sene yaşayacaktı. Birkaç sene içerisinde kolesterol, tansiyon ve kalp-damar hastası olacak, yaklaşık 20 sene bu hastalıkları için ilaç kullanacaktı. 40 yaşlarında bir anjio yapılacak, yaşamı süresince yaklaşık 3 kez anjio tekrarlanacaktı. Muhtemelen bir kez koroner stend ve by pass operasyonu geçirecekti. Yine muhtemelen 40 yaşlarından itibaren ortopedi ve fizik tedavi servislerinin gediklisi olacak, 45-50 yaşlarında diz-kalça protezi ameliyatı geçirecekti. Yaşamı süresince başvurduğu dahiliye, endokrin, ve göğüs hastalıkları kilinleriden aldığı reçetelerini ve kullandığı ilaçları hiç hesaba katmayalım isterseniz.

  Kolestreol ve  lipid düşürücü tedavi   20 YIL
  Hipertansiyon ve kalp hast ilaç tedavisi   ...........1 x 20 Toplam    20.000

  Toplam 4 anjio bedeli     ..............................   4x500 Toplam     2.000

  Stend bedeli, ortalama 2 damar için ..............  2x1.500 Toplam   3.000 

  Muhtemel bir by pass operasyonu bedeli ..................                  8.000

 Muhtemel bir ortopedik protez opersyonu bedeli........                   4.000

  Genel toplam.................................................................     37.000

Şunu da unutmadan söyleyeyim yukarıdaki tabloda yer alan giderlerin yaklaşık %80'i dış kaynaklı ilaç ve tıbbi malzeme firmalarına gidecek rakamlardır. Yani hasta AÖ tarafımızdan ameliyat edilmese idi  Türkiye Cumhuriyeti önümüzdeki 27 yılda milli gelirinden  hasta A.Ö için en az 37.000 TL harcayacak, bunun en az 30.000 TL kadarını ise yurt dışı kaynaklara ödeyecekti.

Ülkemizde kaç A.Ö var biliyor musunuz. Ülkemiz için henüz sağlıklı rakamlarımız yok, ama çok iyimser bir yaklaşımla bu rakamın 500.000 olduğunu varsayarsak yurt dışı kaynaklara ödenen milli gelir miktarının 15.000.000.000 TL gibi bir rakam olduğunu görüyoruz. Yukarıdaki rakamlar tarafımdan çok iyimser düşüncelerle kaleme alınmıştır. Bu rakamın gerçekte 20 milyar TL den az olmadığına inanabilirsiniz. Sizce bu rakam vazgeçilecek bir rakam mıdır? Bu rakamla ülkemizde kaç köprü, kaç otoyol, kaç sulama projesi hayata geçirilebilir.

ABD kendi ülkesinde yılda 140 bin aşırı şişmanlık ameliyatı yapıyor. Ama biz yapmıyoruz, ya da yılda belki 50-100 ameliyat yapıyoruz. Bu ameliyatlardan belki bir tanesi olumsuz sonuçlanıyor ve biz bu ameliyatı yapanları günlerce medyada kullanarak kötülüyoruz. Sizce biz kime zarar veriyoruz. Ameliyatı yapan doktora ya da hastaneye mi, yoksa aşırı şişmanlığın gerçek tedavisi olan cerrahi tedavi seçeneğine mi? Yoksa kendi milli sermayemize mi, ya da çaresizce doktor ve diyetisyenlerin kapılarında ömür tüketerek erken yaşta kaybedilen insanımıza mı? ABD'nin dünyanın lider ülkesi olmasının nedeni bu olmasın sakın? Ya da bu işe başka birileri parmak sokuyor olmasın sakın?

Son olarak söylemek isterim ki önce medeyanın, sonra da siz değerli aşırı şişman hastalarımızın bu sorunun cevabı üzerinde iyi ve doğru düşünmemiz lazım. İnsanımızın canı ve ülkemizin milli sermayesi bir kaç cahil (bu konunun cahili), saf ya da kötü niyetli kişinin ve gurubun eline ve insafına bırakılacak kadar ucuz olmamalıdır.

ALKALEN REFLÜ GASTRİT (Hayalet Hastalık)
ALKALEN REFLÜ GASTRİT TEDAVİSİ (Safra Kaçağı Gastriti)
Üyelik Girişi
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret818348
CEREN YARIM